ÖĞRETİM MODELLERİ HAKKINDA
ÖĞRETİM MODELLERİ
HAKKINDA
Öğretimde
kullanılan birçok farklı model vardır. Bu modelleri kıyaslamak, daha doğrusu
birinin diğerinden daha üstün özelliklere sahip olduğunu söylemek pek mümkün
gözükmemektedir. Her modelin kendi içinde farklı olumlu/olumsuz yanları olduğu
söylenebilir. Bu nedenle, her bir modeli ayrı ayrı incelemek yerine, bir bütün
halinde irdelemeye çalışacağım.
Her
öğretmen, dersini planlamadan önce, dersin içeriğine, ders işleyeceği grubun
düzeyine (yaş, hazırbulunuşluk vs.) bakarak kullanacağı modeli belirlemelidir.
Örneğin, ana sınıfı öğrencilerinin benmerkezci yapısı düşünüldüğünde,
işbirlikçi öğretime yatkın olmadıkları söylenebilir. Bu, işbirlikçi öğretim
modelinin eksik yahut kötü olduğu anlamına gelmez. Tam tersi, uygun şartlarda
uygulandığında hem öğrenme aktivitelerinin yüksek, hem de sosyal paylaşımın
oldukça yüksek olduğu bir modeldir. Demek ki öğretmenlerin yapması gereken,
koşulları iyi okuyarak, dersini en etkili öğretim modeliyle işlemek olacaktır.
Öğretim
modellerinin seçimi için geçerli farklı sebepler de vardır. Örneğin; doğrudan
öğretim modeli daha çok olgu, ilke ve eylemlerin öğretimi için uygunken dolaylı
öğretim modeli daha çok kavram öğrenme, sorgulayıcı öğrenme ve problem merkezli
öğrenme için uygundur. Özyönetimli öğrenme modeli, öğrencilerin üstbiliş
seviyelerini geliştirebilmek için sorumluluğun öğretmenden öğrenciye aktarıldığı
oldukça etkili bir yöntemdir.
Farklı
öğretim modellerinin kullanılmasının öğrencilerin sadece akademik değil, kişisel/sosyal
gelişimlerini de etkilediğini unutmamalıyız. Örneğin; işbirlikçi öğrenme
modeliyle birlikte öğrencilerin olumlu sosyal davranışlar geliştirdikleri,
kendi kimliklerini keşfettikleri, tutum ve değerlerini geliştirdikleri görülür.
Farklı modellerin dönüşümlü olarak kullanılması, öğrencilerin eleştirel
düşünme, akıl yürütme, analiz etme, beceri geliştirme gibi yönlerine de etki
etmektedir.
Ülkemizin de
eğitim çıkmazlarından biri olan değerlendirme süreçlerine dair sorunlar, farklı
öğretim modellerinin etkili bir şekilde kullanılmasıyla çözülebilir. Önemli
olanın, öğrencilerin öğrenme süreçlerinin geliştirilmesi olduğu gerçeği
unutulmamalı ve tekdüze, ezbere ve sınava dayalı, genelde de başarısız
öğrenmelerin ortaya çıktığı klasik öğrenme modelleri yerine, farklı modeller
dönüşümlü olarak kullanılmalı ve böylece öğrenmeler etkili ve kalıcı hale
getirilmelidir. Ayrıca bununla birlikte, son derece önemli bir kavram olan
“üstbiliş”in öğrenci zihin süreçlerinde sağlanacağı unutulmamalı ve kendini
geliştirmiş, benliğini tanıyan, dünyayı okuyabilen başarılı nesillerin bu
şekilde ortaya çıkacağının artık farkına varmalıyız.
Yorumlar
Yorum Gönder