ETKİLİ/ETKİSİZ ÖĞRETMENLER ÜZERİNE

                                     ETKİLİ/ETKİSİZ ÖĞRETMENLER ÜZERİNE


            Herkesin, öğrencilik hayatı boyunca beğendiği/beğenmediği, başarılı/başarısız bulduğu

öğretmenleri olmuştur. Ben de bu yazıda, aklımda kalan, olumlu ya da olumsuz etki bırakmış kimi

öğretmenlerimin verimliliğinden bahsetmek istiyorum.


            Başta, lise yıllarında gittiğim dershanedeki M… adlı coğrafya öğretmenimden bahsetmek

istiyorum. Öncelikle söyleyeyim: Bugün coğrafya konusunda ne biliyorsam ona borçluyum. Akademik

olarak bizi çok donanımlı yetiştirmesiyle birlikte, dersleri çok keyifli geçerdi. Onun derslerinde

sıkıldığımı hiç hatırlamam. Oldukça enerjikti, güler yüzlüydü. Derslerin hiçbir zaman tamamında

öğretim yapmazdı. Yaklaşık 5-10 dakika bizimle çeşitli konular üzerine sohbet eder, buna rağmen

öğretimi hiç aksatmazdı. M… adlı coğrafya öğretmenimle, öğrenim gördüğüm S… adlı lisedeki A… adlı

coğrafya öğretmenimi kıyaslamak istiyorum. Dershanedeki öğretmenimin aksine asık suratlıydı,

bizimle iletişimi oldukça zayıftı. Onun derslerine hep sıkıldığımı hatırlıyorum ve pek bir şey

öğrenemediğimi. Demek ki güler yüz ve sıcak bir iletişim, etkili öğretmen olma konusunda oldukça

etkili.


            İkinci olarak, lisemdeki M… adlı tarih öğretmenimden bahsetmek istiyorum. Bizi fazlasıyla

ciddiye alırdı. Derslerde zaman zaman politik denebilecek konuları bile sanki biz yetişkin bireylermişiz

gibi tartışmaya açtığını hatırlıyorum. Tabii ki güncel politik değildi konular; ancak bizimle

konuşabileceği konuların üst limitlerine kadar gidiyordu. Öğrenciler, genel olarak onu severdi. Şimdi

anlıyorum ki, öğretmen tarafından ciddiye alınıyor olduğunu hissetmek, öğrenciler açısından oldukça

önemli ve etkili. Bu kez aynı okuldaki M. adlı Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenimizden bahsetmek

istiyorum olumsuz olarak. Öncelikle, çok boş konuşan biriydi. Gereksiz agresif tavırlar göstermekte,

politik düşüncelerini açıktan belirtmekte ve zaman zaman karşı düşünen grupları aşağılayıcı sözler

söylemekteydi. Öğrencilerin hemen hemen tamamı tarafından sevilmezdi. Demek ki, öğrenciler

ciddiye alınmalı; ancak onların birer öğrenci olduğu unutulmamalı. Öğretmen, seviyesini asla

bozmamalı ve sınıfta ne konuştuğuna dikkat etmelidir.


            Üçüncü olarak, lisemdeki F. adlı kimya öğretmenim ile T. adlı matematik öğretmenlerimden

bahsetmek istiyorum. İkisi de akademik olarak çok iyiydi. Bunu bütün öğrenciler kabul ederdi ancak

kimya öğretmenimiz, silik bir kişiliğe sahipti. Duygularını hiç belli etmez, hemen hemen hiç gülmez,

daha doğrusu kolay kolay herhangi bir duygusal tepki gösteremezdi. Bu nedenle iletişimi de zayıftı.

Akademik olarak kimyaya çok hâkim olduğuna emindik ama iletişim becerilerinin zayıf olması

nedeniyle öğretimi de vasattı. Matematik öğretmenimiz ise onun tam tersiydi. Başta, kimya

öğretmenimizin aksine oldukça özgüveni yüksek bir öğretmendi ve bu derslerine de yansıyordu.

İletişimi çok kuvvetliydi, sınıfta hâkimiyeti hiç kaybetmezdi. F adlı kimya öğretmenimiz ise,

öğrencilerin zaman zaman seviyeyi aşan sözlerine, disiplinsiz davranışlarına müdahale edemez,

genelde sınıfta kontrolü kaybederdi. Demek ki, iyi iletişim kurmak ve iyi bir sınıf yönetimi etkili

öğretim için fazlasıyla önemlidir.


                                                                                                                        Cem KARABAY

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PSİKOLOJİK DANIŞMAN ADAYLARININ DANIŞMAN ÖZYETERLİĞİNİ YORDAMADA OTANTİKLİK VE DÜNYAYA İLİŞKİN VARSAYIMLARIN ROLÜ ADLI MAKALE HAKKINDA

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Adalete İlişkin Görüşleri Adlı Makale Hakkında

EBEVEYN ÖZYETKİNLİĞİNİN YORDAYICISI OLARAK EBEVEYN – ÇOCUK İLİŞKİSİ ADLI MAKALE HAKKINDA